Bölüm 1: Ebedî Yasa

34. Her Enerji Merkezinin ya da Çakranın Dengelenmesi

Kırmızı ışın enerji merkezinin ya da kök çakranın tıkanması, korku ve güvensizlik ve diğer kaygı titreşimleriyle birlikte bir istikrarsızlık, topraklanmamışlık ve amaç eksikliği duygusu biçiminde kendini gösterir.

Dünya'nın toprağı üzerinde çıplak ayakla yürümek ve durmak gibi topraklanma egzersizleri ve cinsel organların uyarılmasından kaçınmak kök çakranın dengelenmesine yardım eder.

Dengeli bir alt enerji merkezi, bir entitenin kendini pozitif, topraklanmış, istikrarlı ve özgüvenli hissetmesini sağlar.

Ayrıca omurga bölgesinin tabanından toprağa doğru uzanan köklerin görselleştirilmesi kök çakranın dengelenmesine yardım eder

Turuncu ışın enerji merkezinin ya da sakral çakranın tıkanması, patlayıcı bir duygu hissi ve enerji ve yaratıcılık eksikliği duygusu biçiminde kendini gösterir.

Başkalarıyla etkileşimle ilgili arzulara karşı bir saplantı hissi de vardır; dengeli bir sakral çakra ise bir entitenin kendini daha canlı, mutlu, pozitif, hoşnut, şefkatli ve sezgili hissetmesini sağlar.

Sakral çakrayı dengelemenin en iyi yolu, her entitenin Dünya gezegeninin iletişim örüntülerinin kuralları çerçevesinde nasıl etkileşeceğini öğrenmesine olanak tanıyacak biçimde diğer entitelerle iletişim pratiği yapmaktır.

Sarı ışın enerji merkezinin ya da solar pleksus çakrasının tıkanması, güç manipülasyonuna doğru çarpıtma ve diğer yakın ve ilişkili entitelerle ilgili diğer toplumsal davranışlar biçiminde kendini gösterir.

Egonun yanlış bir kavram olduğunu belirtmekte yarar var. Sözde egonuz, sizin olduğunuzu sandığınız bir yalandır. Var olmayan hayalet benliğinizdir. Ego, çoğumuzun bütün hayatımız boyunca mücadele ettiği, sarı ışın enerji merkezindeki tıkanıklıktan kaynaklanan bir işlevdir. Sarı ışın çakrasının tıkanıklığını giderip dengelediğimizde bu işlevi bırakabilir/ durdurabiliriz.

Solar pleksus çakrasındaki dengesizlik ayrıca mücadele, depresyon ve öz saygı eksikliği, ardından öfke ve diğer duygu titreşimleri olarak da görülebilir.

Dengeli bir solar pleksus çakrası, bir entitenin kendini daha enerjik, özgüvenli ve odaklanmış hissetmesini sağlar.

Derin nefes egzersizleri pratiği ve egoik zihinde beliren negatif düşünce formlarının daha pozitif düşünce formlarına yeniden çerçevelenmesi bu çakranın dengelenmesine yardım eder.

Yeşil ışın enerji merkezinin ya da yürek çakrasının tıkanması, güven eksikliği, kıskançlık, korku ve şefkat ve sevgi eksikliği biçiminde kendini gösterir.

Dengeli bir yürek çakrası, bir entitenin diğer entitelere karşı kendini daha ilgili, sevgi dolu, şefkatli ve dostça hissetmesini sağlar.

Yürek çakrasını açmanın en iyi yolu, hayır yapma ve ihtiyacı olan entitelere yardım etme pratiğidir.

Yürek çakrasını açmak, dördüncü yoğunluk Bilincine mezun olmak isteyen tüm entiteler için esastır.

Mavi ışın enerji merkezinin ya da boğaz çakrasının tıkanması, kişinin düşünce formlarını ifade etmede zayıflık ya da yetersizlik ve kendi kimliğini kavramakta ve benliğe dair böyle bir anlayışı ifade etmekte güçlük biçiminde kendini gösterir.

Boğaz çakrasındaki bir tıkanıklık bir çekingenlik belirtisi, bir zayıflık hissi olarak da yaşanabilir.

Dengeli bir boğaz çakrası yaratıcılığa, pozitif kendini ifadeye, iletişime ve bir hoşnutluk duygusuna olanak tanır.

Meditasyon pratikleri yoluyla iç sessizlik pratiği boğaz çakrasının dengelenmesine yardım eder.

Çivit ışın enerji merkezinin ya da üçüncü göz çakrasının tıkanması, uyanık gündüz saatlerinde aşırı hayal gücü ya da düşünce formları ya da görüler hissi ve şimdiki an farkındalığına odaklanamama biçiminde kendini gösterir.

Dengeli bir üçüncü göz çakrası, bir entitenin kendini daha canlı ve özgüvenli hissetmesini sağlar; zihin kompleksinde daha az hayal gücü titreşimi olur ve deneyimleri sırasında şimdiki an farkındalığına odaklanabilir.

Meditasyon pratikleri ve kontrollü görselleştirme egzersizleri bu çakranın dengelenmesine yardım eder.

Bu anlayışla, diş macunundaki ve içme suyundaki florür epifiz bezini kireçlendirir ve üçüncü gözün ya da çivit ışın enerji merkezinin etkinleşmesini engeller.

Mor enerji merkezi ya da taç çakra yalnızca entitenin titreşiminin ya da zihin, beden ve ruhun titreşimsel kompleksinin toplam ifadesidir. Olacağı gibidir. Dengeli ya da dengesiz olmanın bir anlamı yoktur ve diğer enerji merkezleri gibi manipüle edilemez.

Her enerji merkezini etkinleştirmek ya da tıkanıklığını gidermek birincil öncelik olsa da, o noktada enerji merkezleri arasındaki dengeleri inceltmeye başlamak da birincil önceliktir; böylece toplam titreşimsel varoluş akorunun her tonu diğer her enerjiyle berraklık, ahenk ve uyum içinde yankılanır.

Tüm Bir'in Yasası konuları

Egemen bir insan bir veri noktası değildir.